Merhaba sevgili Gökçeharman lılar,
1950’li yıllardan bugüne kadar köyümüzün olumsuz koşulları ve olanaksızlıkları sebebiyle, ekonomik birikimden yoksun, yoksul insanlarımız şehirlere göç etmek zorunda kaldılar.
1970’li yıllarda yaşadığımız yoğun göç ile yurdun birçok yerine hatta yurtdışına kadar dağıldık. Öyle ki çocuklarımızın birbirlerini hiç tanıma şansı olmadı. Köylülerimizin bu dağınıklığı ve olanaksızlıklar, birbirlerine akraba olan insanlarımızın tanışamamasına neden oldu. Aynı otobüste, aynı okulda yan yana duran bu insanlar birbirlerine tanımadan yabancı gibi gidip geldiler. Dolayısı ile birbirimize olduğu kadar gelenek ve göreneklerimize yani kültürümüze de yabancılaştık.
İşte tüm bu olumsuzlukları düşünerek 1994 yılında derneğimizi kurduk. Bu kararı yerine getirmek kolay olmadı. Bürokratik ve maddi engeller bizim bu derneği ancak bir yılda kurabilmemize neden oldu. Bürokrasi ve maddi engellerden öte, bizim bu özverili birleştirme ve dayanışma düşüncemiz bazı dostlarımız tarafından yıkıcı eleştirilere maruz kaldı. Fakat köylülerimize olan inancımızla yolumuza devam ettik. Siz köylülerimiz için hizmet vermekten onur duyuyoruz. Bu dernek sayesinde bu güne kadar birçok şeyin başarıldığına inanıyorum. Örneğin; köyümüzün tapu kadastro işlerinin, köy yollarının, kapalı su şebekeleri, aşure günlerinin, kadınlar günü etkinliklerinin, biri yine Bolu’da olmak üzere beş defa gezinin yapılması 5 Mayıs 2007 de İstanbul da yapılan gece ve aramızda ayrılanları slâyt gösterileri bu hizmetler arasındadır.
Tek dönem dışında başkanlığını yürüttüğüm derneğimizin gelecek dönemlerinde, başkanlık yapamayacağımı belirtmek istiyorum.
Dernek yönetiminde yeni yüzlere, yeni isimlere ve genç insanlara olan ihtiyaç,
Malumunuz, köyümüzde farklı akraba yapıları mevcuttur. Fakat derneğimizin üyelerine ve etkinliklerdeki katılıma baktığımızda aile yapılarının arzu ettiğimiz ilgiyi göstermediğini görüyoruz. Yeni yönetimde umarım ki farklı ailelerden köylülerimiz de görev alacaklardır.
Biz bu aileler içerisinde, yetişmiş, öğretmenlerimizi, hekimlerimizi, mühendislerimizi sporcularımızı, yazarlarımızı, çizerlerimizi, işadamlarımızı, mali müşavirlerimizi, kısacası günlük hayatın birebir içerisinde olan tanıklık eden, etkilenen, etkileyen ve dünümüzü, bugünümüzü sorgulayıp tahlil edebilen, yarının inşasında emek harcayabilecek insanlarımızı yönetimde görmek istiyoruz.
Dostlarımızı ikna etmekte yaşadığım zorluklar;
Sebebini net bir şekilde bilemesem de ben ve yönetim kurulundaki arkadaşlarım tarafından tartışmalara açılan ve ya başlatılan birçok etkinliğe maalesef köylülerimiz tepkisiz kalmış ve dernek için yapmaya çalıştığım işler faydasız çırpınışlara dönmüştür
Yukarıda yazdığım ve bunlara benzer sebeplerden dolayı yeni dönemde başkanlığa ve yönetim kurulu üyeliğine aday olmayacağım. Bunun yanında yeni gelecek yönetime destek olmaya çalışacağımı da belirtmek istiyorum.
Çeşitli zamanlarda derneğin kapatılması gündeme getirilmektedir. Bu düşünce benim açımdan, yıllarca örgüte verdiğim emeklerin boşa gitmesi ve büyük bir hayal kırıklığı olacaktır. Konunun daha geniş ve yapıcı bir tutumla değerlendirilmesini yeri gelmişken belirtmek isterim. Bu cinayete izin vermeyeceğinize inanıyorum. Düşünen, sorgulayan, araştıran bir toplum yaratmanın yolu örgütlü olmaktan, dayanışmadan geçer. Öyleyse sevgi ve hoşgörünün olduğu bu yapıyı koruyalım ve yaşatalım. Bugüne kadar bana destek olan desteğini esirgemeyen tüm dostlarıma ve yönetim kurulu üyelerime sonsuz teşekkür ederim gelin canlar bir olalım saygılarımla. (26.01.2008)
Saygılarımla. Mehmet ZAMAN
Berliner Zeitung Gazetesi’nde yayýnlanan, ''Türk babalar evde bakým parasýný istemiyor'' baþlýðý ile verdið haberde, Emser Str.'de bulunan Neuköllner Leuchtturm adlý kuruluþta, haftada bir toplanan babalarýn yaptýðý yazýlý açýklamaya deðindi. Haberde babalar, Federal Hükümeti oluþturan partilere çaðrýda bulunularak, ''2013 yýlýnda yürürlüðe girmesi beklenen yasa yanlýþ. Ayrýca arttýrýlan 20 Euroluk çocuk parasýnýn da ailelere verilmemesi gerekir. Bunun yerine, bu paralar daha kaliteli bir eðitim için harcanmalý. Bizler yeterince Almanca öðrenemediðimiz için, hala birçok iþimizi tercümanla halediyoruz.''
Açýklamanýn devamýnda, çocuklarýnýn ve torunlarýnýn iyi Almanca öðrenerek bu ülkede geleceklerini kurmalarýný istediklerini belirten babalar, ''Onlarýn çýkarlarýný Alman toplumuna yakýnlaþmada görüyoruz. Bunun içinde, çok erken yaþta Almanca öðrenme, bu ülkenin kültürel, sosyal yapýsýný tanýmalarý gerekiyor. Eðer bu para ailelere ödenirse, göçmenlerin büyük çoðunluðunun çocuklarý anneleri veya büyükannneleri ile evde kalýrlar ve okul çaðýna geldiklerinde yeterince Almanca öðrenemezler. Ayrýca, yabancý gençlerin önemli bir kesimi okulu diplomasýz terk ediyor. Bu para buralara yönelik de kullanýlabilinir.
Bu nedenle, bizler sözkonusu meblaðýn direkt okullara ve çocuk yuvalarýndaki eðitim, sosyal, kültürel aktivitelerin daha iyi duruma getirilmesi için harcanmasýný talep ediyoruz. Okul ve yuvalar, parayý düzenli þekilde nasýl ve nerede kullandýðýna dair, okul aile birliðini bilgilendirmesi yeterli'' diyen babalarýn isteklerini yazýlý hale getirip, basýn açýklamasý olarak kamuoyuna açýklayan Neuköllner Leuchtturm çalýþaný Kazým Erdoðan, ''Yýlbaþýndan itibaren heray 20 Euro fazla çocuk parasý ödenecek. Umarýz, birçok aile bu parayý çocuklarýnýn geleceði için okullara ve yuvalara baðýþlarlar. Ayrýca, 2011 yýlýna kadar yeni bir yasa çýkarýlarak ''evde çocuk bakým parasý'' uygulamasý iptal edilir'' umudu da taþýdýklarýný dile getirdi.
Yusuf MÝRZANLI - ha-ber.com
Kaynak
Avrupa’nýn göçmen erkekler için kurulan ilk destek grubunu yöneten Kazým Erdoðan, Almanya’daki Türk erkeklerinin kendilerini yalnýz hissettiðini, bu duygularýn da aile içi þiddete yol açtýðýný söylüyor